“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA)

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Bandırma 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/11/2015 gün ve 2014/605 – 2015/507 sayılı kararı bozan Daire’nin 21/09/2017 gün ve 2016/1525 – 2017/4638 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:

Davacının İddia ve Görüşleri


Davacı vekili, davalının “Işıklı Taş Buluşu” adlı bir ürünü icat ettiğinden bahisle anılan ürün için incelemeli patent belgesi aldığını, ancak söz konusu ürünün yurt dışından getirilerek analizi yaptırılan bir ürün esas alınarak üretilmiş olduğunu, bu ürünle ilgili olarak bir Alman vatandaşı Wolfgang Manhoff’un patentinin bulunduğunu, davalının haksız olarak patent belgesi aldığını ve bu patente dayanarak müvekkili hakkında dava açtığını, müvekkilinin hem bu dava hem de davalı tarafından açılan dava nedeniyle harcamalar yaptığını ileri sürerek, davalı adına TPMK tarafından verilmiş 2003/01106 sayılı incelemeli patentin hükümsüzlüğüne ve davalının haksız sataşmaları sonucu müvekkilinin yapmak zorunda kaldığı yargılama giderlerinden şimdilik 1.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalının İddia ve Görüşleri


Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davaya konu patent belgesinin 6 yıl süren uzun bir inceleme dönemi sonunda verildiğini, davacının iddialarının yerinde olmadığını savunarak, davanın zamanaşımı ve esas yönlerinden reddini istemiştir.

Yerel Mahkeme Kararı


Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, davalının patentinin hükümsüzlüğü yönünden davanın kabulüne, bozmadan önceki kararda yol ve vekalet ücretine ilişkin verilen ret kararı davacı tarafça temyiz edilmediğinden ve bu hususta bozma olmadığından bu taleplerin reddine dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.


Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Yargıtay Kararı


Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.


SONUÇ:

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 27,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 389,49 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 23/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynakça ; Yargıtay